LİKYA UYGARLIKLARINA YOLCULUK
Keyif ve kültür dolu günübirlik bu bahar rotası sizi Demre civarlarına götürüyor.

Keyif ve kültür dolu günübirlik bu bahar rotası sizi Demre civarlarına götürüyor.

Arabaya atlayıp Antalya yoluna çıkın, Opet’ten sonra asfaltı sağdan takip ederek Yavu-Davazlar arası ufak vadileri aşmanın tadını çıkarın. Gürses mevkiinden sonraki keskin virajlar, Demre ovasını tepeden gören seyirliğe çıkıyor. Güneye doğru ovaya inen yol sonrasında Andriake tabelasından sağa girin. Birkaç sene önce faaliyete giren ve Türkiye’de arkeolojik restorasyonun en iyi örneklerinden olan Likya Uygarlıkları Müzesi’ne park edin. Müze, Myra’nın limanı Andriake’de yer alan ve Anadolu’dan Roma’ya ihraç edilen tahılın depolandığı devasa ambarın içine kuruldu. Arkeolog Prof. Nevzat Çevik ve ekibinin emektar eseri olan bu değerli kültür durağı, başlangıcından itibaren size Likya’nın ne denli özel bir medeniyet beşiği olduğunu hayret ve keyifle öğretiyor. Açık ve kapalı müze boyunca eski ambarda kronolojik sıralı eserler, interaktif canlandırmalar, restorasyon görmüş antik limanda kargosuyla demirli duran tunç çağı ticaret gemi replikası ve Yerebatan’ın o büyülü hissini aratmayan yer altı sarnıcı, iyi korunmuş bu ören yerindeki etkileyici duraklar arasında.

Müze turu bitip de karınlar guruldamaya başladığında arabayla devam edip Sülüklü plajına gidebilirsiniz. Karayip filmlerinden fırlamışcasına, sazlık damı ve davetkar ortamıyla, Volkan’ın yeri Kumsal Restoran’da lezzetli yemekler yiyip, gününe göre dalgalarla boğuşabilir, kumda yürüyüş yaparken yüzünüze vuran Akdeniz zerreciklerine şükredebilir veya fondaki müziğin keyfiyle güneşlenebilirsiniz. Dönüş yolunda vaktiniz kaldıysa Myra’nın muhteşem amfitiyatrosuna da bir uğrayın deriz.

Myra Antik Kenti özellikle Likya Dönemi kaya mezarları, Roma Dönemi tiyatrosu ve Bizans Dönemi Aziz Nikolaos Kilisesi (Noel Baba) ile ünlü. Kaya mezarları, Likçe yazıtları ve sikkeler, Myra’nın en azından İ.Ö. 5. yüzyıldan itibaren varlığını sürdürdüğünü gösterirler.

Leave a comment